11 Ekim 2011 Salı

sümeyra

esmerlerin güzeli sümeyra
edalı tavırlarınla güzel bakışlarınla
ne de güzelsin sümeyra
tatlı dilin güler yüzün hiç solmasın sümeyra
kaderde sizleri de görmek varmış sümeyra
en güzel günlere mutlu yarınlara kavuşursun sümeyra
senin güler yüzün tatlı dilin hiç solmasın sümeyra

eylül 2011/darülaceze
sümeyra'ya yazılmış,hoşa gitti herhalde:)

25 Ağustos 2011 Perşembe

hızırın dediği

-Ölümden korkmuyorum !
dedi Hızır.
Seven sevdiğinden korkar mı hiç
Sevdiği ona kıyar mı?

16 Ağustos 2011 Salı

Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü




Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka


sonuçları bir bir gözden geçiriyorum


pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can


madenlerin buharından elde edilen büyü


bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular


nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan


nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.


Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara


sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan


ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında


çapraştım, and içip ayna kırdım


doğadan bir vahiy bekledimse boşuna


baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı


hiçbir meşru yanı kalmamıştı hayatımın


sözlerimin anlamı beni ürkütüyor


böylesine hazırlıklı değilim daha


Bilmek. Bu da ürkütüyot.Gene de biliyorum:


Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.







İsmet Özel

12 Ağustos 2011 Cuma

The Prophet

Halil Cibran bir mucize gibi çıktı karşıma.
Yalnızlığıma ortak olur sandım , lakin yanıldım.
Zira o benden daha yalnızdı
Ve
İki yalnız asla bir arada olmayı başaramazdı...

The Prophet çıktı karşıma sonra...
Ondan alıntıladığım birkaç damla...
Yalnızlığa içmek isteyenlere sunula...

Aşk'a Dair;
Aşk kendinden başka birşey vermez ve kendinden başka birşey almaz.
Aşka giriftar olduğunuz zaman Tanrı kalbimin içindedir demeyin, ben Tanrı'nın kalbi içindeyim, demek daha yaraşır.
Siz, aşka yol göstereceğinizi sanmayın. Çünkü aşk, sizde değer görürse, her yolu gösterir.

Evliliğe Dair;
Birbirinizi seviniz, fakat sevginizi zincirlemeyiniz.
Birlikte durunuz fakat birbirinize fazla yaklaşmayınız, çünkü mabedin direkleri de,birbirinden uzak durur. Ve meşe ile selvi birbirinin gölgesi altında yetişmez.

Sevinç ve Keder'e Dair;
Keder varlığınızın derinliklerine işledikçe içiniz daha fazla sevinç dolar.

Acı'ya Dair;
Istırap, idrakinizi kılıflayan kabuğun kırılmasıdır.

Kendini Bilmek'e Dair;
Sakın ruhun yolunu buldum deme! Belki, ruhu kendi yolunda yürürken gördüm!diyebilirsiniz.Çünkü ruh bütün yollarda yürür. Ruh, bir çizgi üzerinde yürümez ve bir kamış gibi yetişmez. Ruh, sayısız yapraklı bir zanbak gibi kendini yaprak yaprak açar.

Öğretime Dair;
Kendisi hakikaten akıllı bir adamsa, sizi kendi akıl evine sokmaz, belki sizi kendi aklınızın eşiğine ulaştırır.

Dostluğa Dair;
Dost tatmin edilmiş ihtiyaç demektir. Dost size kendi fikrini anlatınca içinizden gelen "hayır" veya "evet" i ondan esirgemeyiniz. Dost susunca ,kalbiniz , onun kalbini dinlemeye devam etsin.Dostunuzdan ayrılınca kederlenmeyin! Çünkü onun en çok sevdiğiniz cepheleri ayrılık içinde daha iyi görünür, nasıl ki dağa bakan kimse onu tırmanırken değil , fakat ovadan bakarken çok daha iyi görür. Dostluktan, ruhun derinleşmesinden başka birşey beklemeyiniz.

Zamana Dair;
Zamanı bir ırmak yapar ve siz o ırmağın başına oturarak akışı seyredersiniz.

Zevke Dair;
Siz ruhu, bir taş atmakla huzuru bozulacak bir dere mi sanıyorsunuz?
Zevklerin iyisini kötüsünden nasıl ayırt edeceğim?
Bağlarınıza ve bahçelerinize gidiniz, arı için zevkin çiçekten bal toplamak olduğunu görürsünüz.
Fakat çiçeğin de zevki, arıya bal vermektir.
Arı için çiçek hayat kaynağıdır.
Çiçek için arı, bir aşk elçisidir.
Ve ikisi için zevk alıp zevk vermek bir ihtiyaç ve bir bahtiyarlıktır.
Ortalis halkı!Zevklerinizde arılar çiçekler gibi olunuz!

Ölüme Dair;
Gözleriniz yalnız karanlıkta açabilen ve gündüzün kör olan baykuş, aydınlığın sırlarını keşfedemez.Onun için ölüm ruhunun hakikatini kavramak isterseniz kalbinizi, hayat gövdesine açınız. Çünkü hayat ile ölüm birdir.Nasıl ki nehir ile deniz birdir.

"biraz sonra,rüzgar üzerinde bir lahzacık dinleneceğim , sonra başka bir kadın, bana gebe kalacak!"



- son-






17 Temmuz 2011 Pazar

Ağyar Kalmadı

Ben sanırdım âlem içre bana hiç yâr kalmadı,
Ben beni terk eylerim bildim ki ağyâr kalmadı.

Cümle eşyâda görürdüm hâr var gülzâr yok,
Hep gülistân oldu âlem şimdi hiç hâr kalmadı.

Gece gündüz zâr u efgân eyleyüb inlerdi dil,
Bilmezem n’oldu kesildi âh ile zâr kalmadı.

Gitti kesret, geldi vahdet oldu halvet dost ile
Hep Hakk oldu cümle âlem çarşı pâzar kalmadı.

Dîn diyânet âdet ü şöhret kamu vardı yele,
Ey Niyâzî n’oldu sende kayd-ı dindâr kalmadı.


NİYAZİ MISRİ

8 Temmuz 2011 Cuma

İTHAFIMDIR

ne demekti dibace, önsöz, başlangıç, giriş... boşa çıkmamıştı karşımıza, henüz daha başlamamışken konuşmaya...


üsküdar-beşiktaş ido vapur seferleri yeni başlamış, haberiniz var mı?




cuma vakti, uzunca bir yokuş,döşeli taşlar yahya efendi yatar beşiktaşın en güzel noktasında...
kediler dolaşıyor etrafta, bir koku , ağır geliyor bana.
sahi neden kadınlar da buyur edilmez cumaya?
en sevdiğim manzara burada,en sade ve derin
o sırada, bir tabure bulup dalıyorum cenab-ı aşka....
sonra dönüş zamanı,
yorulmayayım deyu kapıya geliyor araba,
mahcubiyet sarıyor tüm bedenimi...



üsküdarda serinlemek için gidilen bu yer, bana nedense hep aynı masayı öngörüyor. yüzler değişiyor, düşünceler ve duygular da , aynı mekanda bir sürü dünya yaşatıyor bana. dondurmalar eskiden daha güzeldi, hemen eriyip bitmezlerdi, şimdi onlar da değişti, hemen erimeye girişti, bir an evvel yiyip bitirmemizi istedi belki. eskiden insanlar da bu kadar kolay eriyip yitmezlerdi; BÖĞÜRTLEN, KARADUT,FRANBUAZ güzel nimetlerdi...


çocukluğum/kum sesleri, taş sesleri/uzak kalınca şehir/oyuncaklarımla kuvvetleşir/odanın içindeki kuş sesleri...





iki türk kahvesi, köpüğü bol, muhabbetin zirvesi...
küçük olan her şey önemsiz mi?
elbette değildi...
çikolatalar da güzeldi...


nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü.
elendim ve elenişin sırrını sulara gömdüm.
sahilsizdim.hakikat gibi.
hakikat de sahilsizdi.benim gibi.
bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim.





emirgan korusu, güzel günün en güzel başlangıç yeri. istanbulun en güzel seyri. ama daha önemlisi kelimelerimizin büyüleyen güzelliği. aynı mekanlar , güzel insanlarla tat veriyor daim bana.
hasılı



dünyanın en güzel yerinde sevmediğin bir insanla, azap çeker ruhun bin cefayla.
dünyanın en kuytu noktasında sevdiğin bir insanla, mutmain olur ruhun bin sefayla...



hamdolsun.





ille de portakal suyu diye tutturursan hakkına razı olmalısın . hazır olan ne varsa, bir etiket ve paket , sevmedim seni ...
çay da çiğ geldi sana, sevmedin sen de...


demlenmiş bir çayın hakkını verebilirdin oysa...



yine de güzel bir günün hatırasına, içine çekmeli istanbulu doya doya...




uzun süredir aranan dergi, halil cibran aşkına...






hasıl-ı kelam



İNSANA ARADIĞI ŞEYE BAKARAK KIYMET BİÇİLİR.




(HZ. MEVLANA)




eyvallah!









26 Haziran 2011 Pazar

kedere batmış bir yürekten çıkan gazel





Yanağının mumuna ezel meclisinde aşıklar pervane kesildi



Sevda ateşinde yanmayana



Kahraman değil, masal kişisi derler



Gönlümdeki tutku beni yaktı bitirdi



Tüm varlığım talan olmuşken



Elim kolum bağlanmış ne çıkar



Ey gönülleri çelen güzel!



Saçlarının kemendine yakalanmış bir tutsağım ben



Zincire vurulmuş bir mecnunum



Güzelliğinin ışıltısı o denli



Sermest kıldı ki beni



Görenler sarhoş sanıyorlar



Her an sana kavuşma hayaliyle yaşıyorum



Bu yüzden gönlüm ferahtır



Dışarıdan bakanlar



Beni helak olmuş sanıyorlar



Canıma baktığımı ve bedenimi beslediğimi ayıplama



Onu yolunda kurbanlık olarak hazırlıyorum










mem ile zin



27/06/2011