Ağlayarak mı arşınlamalı yolları?
Susarak mı kurşunlamalı kuşları?
Ağlayarak mı arşınlamalı yolları?
Susarak mı kurşunlamalı kuşları?
Beşer ve İnsan arasındaki fark şudur: Beşer denildiğinde kastedilen, varlıkların gelişim süreci sonucunda yeryüzüne gelmiş bulunan, bugün de yaşamakta olan ve bu türden üç milyar bireyin şimdi de yeryüzünde eylemde bulunduğu iki ayaklı canlı varlıktır.İnsan bilmediğinden korkar ve yine insan bilmediği ve korktuğu şeyi yok etmek adına var gücüyle eleştirir. Neden eline bir silah alıp da vurmaz, neden eleştirir? Çünkü modern zamanların fikirleri, hele ki bilgi toplumunun zararlıları! silah ile dirilip eleştiri ile yok olabilirler. Ve bunu bilenler var güçleriyle, yok etmek istediklerini değersizleştirme eylemine girişirler. Ve sonuçta sıfıra sıfır tadında bir zafer! olur.
Vurun abalıya makamından üniversite gençliğini ithama kalkışmak istemem lakin ortada duran sosyolojik realite ibresi de bu noktada mıhlanmış duruyor. Elbette ki bu durumun müsebbibini gençlik diye adres gösterip işin içinde sıyrılmak kolaycılığına kaçmayacağım. Bu gençliği oluşturan dinamiklere bakacağım. Evvela cumhuriyet sonrası ortaya çıkan grupların zenci-beyaz çatışmasına dönüşen ilişkileri fikir denilen şeyin nasıl ucuza gittiğini gösterebilir. Dört bir yanımızın, sağımızın, solumuzun, önümüzün ardımızın düşmanla çevrili olduğuna inandırıldığımız bir ortamda başkaca bir anlayışın filizlenmesi beklenemezdi. İşte bu düşman öteki ya da bize yakın gelmeyen tüm metaforlara karşı gelişen formül de kaçınılmaz olarak bu oluyor: Değersizleştirmek=Eleştirmek=Yok etmek. Dönemsel olarak dünya büyük bir değişim/dönüşüm geçirirken bizim hala gösterilen düşmana vurmamız komik oluyor. Belki de düşmanı yok etmekle harcayacağımız zamanı ilerlemek için harcayabilirsek bu komiklikten kurtulabileceğiz.
| Kapılmayı göğün maviliğine, Bir güneşle bütün bir gün mutluluğu Unutalı yıllar geçmiş aradan İnansaydım sana eskisi gibi Hatırlat derdim belki yine Sen yoksun ey aşk insanlar arasında yangın yerleri, Kısa yakınlıkların yıkıntıları var İşin kötüsü daha sevginin başında Ellerinde hesap cetvelleri, Kar ve zarar hesaplıyor insanlar Kişiler acıyacak ve kin duyacak Ve sevecek de bir zaman Fakat sürekli sevgiler sağanağını sildim aklımdan Bir zaman resmin olan cebimde ey sevgili! Şimdi dörde katlanmış, İlk kolesterin tahlili Ve aslı olmayan bir şeye, Beni bunca yıl inandırdı diye, Dargın öleceğim Fuzuli ye Aşk yoksun sen seni biz uydurduk, Saatleri unuttuk, aklımızca zamanı durdurduk. |
Hüsrev Hatemi |